KEŞFET

LAPCAT

4 Nisan 2018 — yazar Gözde Solak

main

KEŞFET

LAPCAT

4 Nisan 2018 — yazar Gözde Solak

Hayat çoğu zaman tüm karmaşıklığıyla üzerimize gelir ve elimizde her şeyi durdurabilecek sihirli bir değnek yoktur. Kendi sihrimizi kendimiz yaratmak zorunda kalırız. Bu sihirli anlarda karmaşıklığın içinden sıyrılıp herkese ve her şeye dışarıdan bakarız. Sanki kendi hayatımızı başka birinin gözünden izliyormuş gibi hissederiz ve derin bir sessizlik çöker içimize. Ne bağırmak gelir içimizden ne ağlamak ne de herhangi bir tepki vermek. Öylece bakarız ve sorgularız, ta ki bizi hayata döndürecek bir ışık bulana kadar.

Çoğu zaman o ışık çok geç olmadan çıkar karşımıza. Belki bir filmde, belki sokakta yürürken, belki de rastgele çalan müzik listemizde. Benim karşıma Lapcat çıktı. Hem dünyanın tüm hızıyla döndüğünü hem de içimdeki mükemmel boşluğu ve durgunluğu en uç noktalarda hissettirdi bana. Vokalin dinlendirici sesi, şarkı boyunca sizi bir an olsun elinden bırakmayan iniş çıkışlar…

Lapcat, Kuzey Avrupa’nın soğuk havasıyla, Amerika’nın eğlenceli tınılarını güzel bir kombinasyonla sunuyor bize. Cate, Jonas ve Jean-Jaques’ın oluşturduğu mükemmel üçlü; elektronik vuruşlar, hip-hop ritimleri ve enstrümanların zenginliğiyle harikalar yaratıyor.

Grup ilk albümü olan “Trickster Trickster” ı 2012’de yayınlasa da beni, 2016’da çıkan “She’s Bad” albümündeki Lavender ile baştan çıkarıyor. Chicago ve Baus şarkıları beni onlara tam anlamıyla bağlayan şarkılar. Capricorn’da ise bambaşka bir keşfe çıktım diyebilirim. Onları anlatmak değil, doğru anı yakalayıp dinlemek ve hissetmek gerekiyor. Eğer hayatınızın yeterince dışında kalabildiyseniz size bu yolculukta hipnotize edici ritimler sunacağına eminim. Şimdi gözümüzü kapatalım ve Lapcat eşliğinde kısa bir yolculuğa çıkalım, nereye gideceğimizi düşünmeden…

Twıtter: @lapcatmusic