KEŞFET

THE WHITE BUFFALO

26 Eylül 2015 — yazar Turan Mustafa

main

KEŞFET

THE WHITE BUFFALO

26 Eylül 2015 — yazar Turan Mustafa

Şimdi size anlatacağım adam, ne etten ne de kemikten oluşuyor. Kendisi hücresi hücresine sesten oluşmuş bir insan. Şarkılarını dinlerken hele bir de kulağınızda kulaklık varken kendinizi, adamın gırtlağındaymış gibi hissediyorsunuz. Hayatımda duyduğum en güçlü, en tok, en oturaklı, en çatallı seslerden bir tanesi. Kendisi Amerikan müziğini yüceltmek için doğmuş bir adam ve dahası. Övmeye birazcık ara verip kendisi hakkında sizinle biraz bilgi paylaşıp sonrasında övmeye devam edeceğim.

Jake Smith yani The White Buffalo’yu Sons Of Anarchy’den keşfeden bir abim sayesinde haftalardır dinliyorum. Kendisinin mükemmel sesini dinlediğim haftalar boyunca da onu merak ederek çıldırdım ancak hakkında açıp tek bir kelime bile okumadım çünkü sesini henüz tam olarak hazmedememiştim. Böyle bir ses sindirilemez çünkü inanılmaz bir şey. Daha sonrasında oturup araştırmalarıma başladım ancak malesef ben giydiği donun rengini bile öğrenmek isterken hakkında çok da bir şey bulabildim diyemem. Evet, albümlerinin isimlerini falan biliyorum ama böyle bir sese sahip bir insanın ne yiyip içtiğini öğrenmem lazım benim. Çünkü bu sesle nasıl bir albüm yaparsan yap güzel olur zaten. Sen sesi nasıl yaptın onu söyle. 

The White Buffalo herkesin bir grup sandığı ama besteci ve söz yazarı olan Jake Smith’in kendisi. The White Buffalo, Smith’in lakabı ve sahne ismi. Kendisi ilk albümü 2002 yılında çıkarmış. Ve merak etmeyin bol bol albümü ve EPsi var yani doya doya dinleyebilirsiniz. Kendisi son albümü ‘Love & The Death of Damnation’ ı da bu yıl yayınladı. Tabi ki turlarına devam ediyor ancak Türkiye’ye uğrar mı diye bakınca şimdilik hüsran.

Buffalo, bu kadar mükemmel müzik yapmasına rağmen hakettiği değeri bulamamış bir ustamız bence ancak Sons of Anarchy’de kullanılan şarkıları sayesinde biraz üne kavuşmuş çok şükür. Üstüne basarak söylüyorum ki The White Buffalo hakkında yorum yapmak falan benim haddime değil çünkü adam mükemmel. Ses, resmen göklerden inmişte gelmiş dolayısıyla albümler, şarkılar, performanslar falan ben ne anlatsam boş. Dinleyince zaten dizlerinizin bağı çözülecek kesinlikle.

Artık ben aradan çekilip sizi bu mükemmel (mükemmel sönük kalıyor bundan daha iyi bir sıfat varsa bana bildirin) sesle baş başa bırakıyorum. Kendisi dünyadaki en iyi The House of The Rising Sun yorumlarından birisine sahip. Ben aşağıya bol bol bırakıyorum, dinleyin dinleyebildiğiniz kadar. Sağlıcakla!

Twitter: @blancobuffalo